GENEL MÜDÜRÜN
MESAJI

2018 ve 2019 yılları görece olarak zorlu yıllar olsa da, temelleri sağlam bankacılık sektörümüz, sermaye yaratan büyüme stratejimiz, gelişmiş risk yönetimi sistemlerimiz ve fırsatların yakalanmasındaki organizasyonel çevikliğimizden güç alarak geleceğe güvenle bakıyoruz. Türkiye’nin önde gelen kurumlarından birisi olarak gerek ülkemizin ekonomik gelişimi, gerek topluma olan katkımız konusunda sorumluluklarımızın farkındayız ve bu bilinçle hareket etmeye devam ediyoruz. Bize inanan ve destekleyen tüm paydaşlarımıza değer katmak amacıyla var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

 

Değerli Paydaşlarımız,

2018 ekonomimiz ve sektörümüz için oldukça hareketli geçen bir yıldı. Yılın ilk yarısında güçlü büyüme oranları kaydettik, ancak ikinci yarıda hem iç hem de dış ortamdaki gelişmeler ile ekonomik aktivitenin yavaşladığına, dengelenme eğiliminin belirginleştiğine tanıklık ettik. Bu dönemde sektöre ilişkin en çok likidite, sermaye ve aktif kalitesi gibi risk faktörleri gündeme geldi.

Sektörün likiditesi açısından kredi-mevduat seviyesinin oldukça önemli olduğu bir dönemdeyiz. 2018 yılında kredi büyümesinin üzerinde seyreden mevduat büyümesi; sektörün kredi-mevduat oranını pozitif etkiledi. Yılbaşından bu yana kredi mevduat oranı sektörde 7 puan iyileşirken, Garanti BBVA’da bu oran 14 puan iyileşti. Bireysel kredi ve kredi kartlarındaki lider pozisyonumuzu korurken, fonlama tarafında da mevduat odaklı ve dengeli yaklaşımımızı sürdürdük.

Bu yıl, mevduat dışı fonlama tarafında, sektörün yurt dışı borçlanmalarına ilişkin de bir takım endişeler gündeme gelmişti. Fakat, sektör dayanıklılığını bir kez daha ispat etti ve biz dahil, sektördeki birçok oyuncu dış borçlarını yüksek oranlarda yenileyebildi. Borçlanma programı çerçevesinde yılın son çeyreğinde yurt dışı piyasalardan toplam 1,3 milyar ABD dolarını aşan finansman sağladık. Bu işlem, 2018’in son çeyreğinin en uzun vadeli ve en yüksek montanlı borçlanması oldu. Dış kaynak ihtiyacımızın önceki yıllara göre azaldığının da altını çizmek isterim. Ülke olarak büyük kamu yatırımlarının çoğunu gerçekleştirdik. Bu kapsamda proje finansmanı yatırımlarının önceki yıllara göre hız kesmesiyle, Türk bankalarının yabancı para uzun vadeli kaynak ihtiyacı da azalıyor. Bu anlamda, dış kaynak yaratımı konusunda önümüzdeki döneme ilişkin olumsuz bir senaryo beklemiyorum.

Ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın etkisini aktif kalitesi üzerinde belli oranda hissetmeye başladık. Sektör takipteki kredi oranı %3 seviyelerinden %4’e yükseldi. Takibe girişlerdeki artış ağırlıklı olarak büyük montanlı tüzel krediler kaynaklıydı. 2019 yılında ekonomideki soğuma kaynaklı işsizlikteki olası artış ile bireysel krediler de aktif kalitesi üzerinde bir miktar baskı yaratacaktır. Ancak Türkiye’de hane halkı borçluluğu oldukça düşük olup Euro bölgesi ve gelişmekte olan ülkelerin çok altında. Dolayısıyla bu riskleri yönetebilecek düzeydeyiz.

Yıl içindeki bir diğer gündem maddesi de sermaye idi. Sektörün sermaye yeterlilik oranları kurun belli seviyede stabilize olması ile kontrollü seyrini koruyor. 2018 sene sonu itibarıyla %16,5 olan konsolide bazda sermaye yeterlilik oranımız, minimum yasal seviye olan %12 seviyesinin oldukça üzerinde.

Türk bankacılık sektörünü, sağlam finansal yapısı yanında ayrıştıran en önemli başlıklardan biri de dijitalleşme. Dijitale eğilimli genç nüfusumuz sayesinde dijital platformlardan çok daha etkili ve verimli bir bankacılık hizmeti sunma imkanımız var. Mobil bankacılık penetrasyonunun ülkemizde %40’lara geldiğini, Fransa, Almanya gibi Avrupa’nın önde gelen birçok ülkesinden çok önde olduğumuzu görüyoruz. Bunun farkındalığıyla, Garanti BBVA olarak uzun yıllardır dijital dönüşüme önemli yatırımlar yapıyoruz. Bugün aktif müşteriler arasındaki dijital penetrasyon oranımız %67.

Dijitalleşme ekseninde müşterilerimizin her türlü hizmeti tek bir noktadan, en hızlı ve en kolay şekilde alabildiği yenilikçi hizmet modelimizle, yeni bir döneme öncülük yapmıştık. 2018 yılında yeni hizmet modelimiz çerçevesinde tüm şubelerimizin dönüşümünü tamamladık. Bu yeni model ile saha yapımızın etkinliğini artırdık, şubede bekleme sürelerini düşürdük ve müşteri deneyimini iyileştirdik.

Sorumlu ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, Garanti BBVA olarak stratejik önceliklerimiz arasında yer alıyor. Ürün ve hizmetlerimizi bu kapsamda şekillendiriyor, müşterilerimizin çevresel ve sosyal risklerini de yönetiyoruz. Kadınların işgücüne katılımını destekliyor, tüm bireylerin fırsatlardan eşit yararlandığı kapsayıcı bir ekonominin oluşması için çalışıyoruz. Temmuz ayında sağladığımız Türkiye’nin ilk, dünyada ise kendi alanında beşinci yeşil krediyle sürdürülebilir finansman konusunda sektörümüzde yine öncü bir rol üstlendik. 5 ayrı kıtadan toplam aktif büyüklükleri 17 trilyon ABD dolarını aşan 28 banka olarak, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi’nin (UNEP FI) Bankacılık Komitesi’nden toplumun hedefleriyle daha uyumlu yeni bir bankacılık anlayışını tanımlamak üzere davet aldık. Bu yeni Sorumlu Bankacılık Prensipleri, her bankanın topluma ve gezegenimize katkıda bulunma konusundaki azmini ve gerçekleştirdiği somut eylemleri güvenilir bir şekilde ortaya koyabilmesini sağlayacak. Garanti BBVA olarak, bu tarihi hareketin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi’nin Gelişmekte Olan Piyasalar kategorisi dahil toplamda 8 farklı sürdürülebilirlik endeksinde yer alan Türkiye’den tek banka olarak, bu konuda tüm paydaşlarımıza örnek olmayı hedefliyoruz.

2019 YILI VE SONRASI İÇİN…

Kurun yüksek volatilite gösterdiği bu yıl özelinde ekonomi yönetimi ile belki de hiç olmadığı kadar yakın ve güçlü koordinasyon içindeydik. Bunun hem sektörümüz hem de ekonomimiz açısından faydalarını gördük. Ancak yaşanan dalgalanmaların, reel ekonomiye yansımaları daha kademeli olarak gerçekleşecek. 2018’in ikinci yarısından itibaren gördüğümüz dengelenme, 2019 yılının ilk döneminde biraz sürse de beklentimiz ikinci çeyrek itibarıyla toparlanmanın başlayacağı yönünde. 2019 yılının özellikle ikinci yarısından sonra enflasyonun normalleşme trendine girmesiyle faizler aşağı gelecek, kredi büyümeleri de artış trendi gösterecektir.

Enflasyonda geri çekilmeler başladı. 2019 yılının ilk çeyreğinde sınırlı yukarı yönlü etkiler olsa da, TL’deki değer kazanımı ve büyümedeki yavaşlamanın gecikmeli etkileriyle enflasyondaki düşüşün yılın ikinci yarısında belirginleşmesini ve seneyi %16 seviyesinde bitirmesini öngörüyoruz.

Dengelenmenin belirginleştiğini gördüğümüz bu dönemde müşterilerimizle yakın temas halinde olmak, sorunlarını önden tespit edebilmek, birlikte çözüm önerileri geliştirmek, hem müşterilerimizin finansal sağlığı, hem de bankamız aktif kalitesi yönetimi açısından kritik. Bu bilinçle gerek bireysel gerek tüzel müşterilerimize gerekli noktalarda kaynak sağlamaya, gerekirse yapılandırmalarla yanlarında olmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.

Garanti BBVA olarak stratejimizi kısa vadeli hedefler üzerine değil, orta-uzun vadeli yatırım planlarımız çerçevesinde şekillendiriyoruz. Makro gelişmelerden bağımsız olarak, stratejimizin temelini oluşturan müşterilerimiz ve iş modelimize yönelik yatırımlarımızla sektördeki dönüşüme öncülük etmeyi sürdüreceğiz. Süreçlerimizi ve operasyonumuzu müşterilerimizin gözünden değerlendirerek sadeleştirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz.

2018 ve 2019 yılları görece olarak zorlu yıllar olsa da, temelleri sağlam bankacılık sektörümüz, sermaye yaratan büyüme stratejimiz, gelişmiş risk yönetimi sistemlerimiz ve fırsatların yakalanmasındaki organizasyonel çevikliğimizden güç alarak geleceğe güvenle bakıyoruz. Türkiye’nin önde gelen kurumlarından birisi olarak gerek ülkemizin ekonomik gelişimi, gerek topluma olan katkımız konusunda sorumluluklarımızın farkındayız ve bu bilinçle hareket etmeye devam ediyoruz.

Bize inanan ve destekleyen tüm paydaşlarımıza değer katmak amacıyla var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

 

Saygılarımla,

 

 

İÇİNDEKİLER