Risk Yönetimi Politikaları
Garanti BBVA, maruz kaldığı riskleri uluslararası standartlarla uyumlu yöntemleri ve ileri ülke uygulamalarını referans alarak, yasal mevzuata uygun bir şekilde konsolide olmayan ve konsolide bazda ölçüyor ve izliyor. Kredi riski, operasyonel risk, piyasa riski, karşı taraf kredi riski, yapısal faiz oranı riski, yapısal kur riski, likidite riski ölçümleri ile değerleme faaliyetleri ileri yöntemlerle ve bu yöntemler için oluşturulan gelişmiş araçlarla yapılıyor.
Risk ölçüm modellerinin tasarımı, geliştirilmesi, uygulamaya konulması ve düzenli olarak güncellenmesi amacıyla uçtan uca yapılandırılmış süreçler işletiliyor. Söz konusu risk ölçüm modellerinin güvenilirliği içsel validasyon faaliyetleri ile sağlanıyor.
Banka’nın risk yönetimi strateji, politika ve uygulama usulleri ile risk yönetiminde kullanılan araçlar ve modeller, mevzuat değişiklikleri ve Banka ihtiyaçları çerçevesinde gözden geçiriliyor.
Banka, risk iştahı beyanları ve göstergelerinden oluşan ve bütçe süreci ile entegre olan Risk İştahı Çerçevesi ile Yönetim Kurulu’nun hedef ve stratejilerini gerçekleştirmek üzere, faaliyetlerin organik büyümesi kapsamında hedeflerine ulaşabilmek için kabul etmeye hazır olduğu riskleri ve seviyelerini belirliyor.
Banka’nın Risk İştahı Çerçevesi kapsamındaki göstergeleri piramit bir yapı izliyor; alt seviyelerdeki göstergeler, üst seviyelerdeki göstergelerin geliştirilmesi ve risk türü bazında ayrıştırılması hedefine hizmet ediyor. Bu nedenle, piramidin üstünde daha düşük bir ayrıştırma ve daha az sayıda gösterge bulunuyor, bu da yukarıdan aşağıya doğru inildikçe daha ayrıntılı bir yönetime imkan verirken, alt seviyelerdeki sapmaları yeterince erken tespit edebilmeyi ve üst seviyelerde öngörülü yönetimi destekliyor.
Risk İştahı Çerçevesine dayalı olarak, sermaye yeterliliği, likidite ve fonlama ile kârlılık açısından genel risk yönetimi ilkelerini belirleyen beyanlar oluşturuluyor. Buna ek olarak, risk iştahı çerçevesinde belirlenen hedef risk profiline göre niceliksel olarak temel ölçütler tanımlanıyor. Risk iştahı çerçevesine göre oluşturulan sermaye yeterliliği, likidite ve fonlama ile kârlılığa ilişkin risk bazlı limit ve göstergeler düzenli olarak takip ediliyor.
Banka, sermaye yeterliliği kapsamında SYR de dahil olmak üzere içsel ve yasal bakış açılarına göre risk iştahı göstergelerini izliyor. Likidite kapsamında yasal gereklilikler kapsamında ise LKO, risk iştahı göstergelerinden biri olarak izleniyor. Ayrıca Banka, kârlı büyümeyi teşvik etmek amacıyla kârlılığa ilişkin risk iştahı beyanını Risk Maliyeti ve Özkaynak Kârlılığı gibi göstergelerle ölçüyor. Yasal göstergeler için Banka, çerçevenin piramit yapısına uygun olarak düzenleyici otorite kaynaklı minimum gerekli seviyelerin üzerinde risk iştahı eşikleri belirliyor.
İSEDES (Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci) İş Akışı ve Stres Testi Programı Banka’daki ilgili tüm tarafların katılımıyla yürütülüyor. Makro ekonomik senaryo ve risk bazlı stres testi analizleri ile yapılan sermaye planlamasının sonuçları Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek yılda bir kez BDDK’ya sunuluyor.
Sistemik önemli bir Banka olarak, sermaye ve likidite göstergelerinde varsayımsal ve önemli bir bozulmanın olması halinde uygulanabilecek önlem tedbirlerini ve karar alma sürecini belirlemek ve tanımlamak amacıyla oluşturulan “Önlem Planı” her yıl güncellenerek BDDK ile paylaşılıyor.
Banka’da geliştirilen yeni ürün ve hizmetler için de risk değerlendirmesi yapılıyor ve risk azaltım önlemleri ilgili tarafların katılımıyla belirleniyor, oluşturulan risk azaltım çerçevesinin uygunluğu ilgili komiteler tarafından değerlendiriliyor.
Risk yönetimi faaliyetlerinin etkinliği ve verimliliği, ölçüm ve raporlamaların kesinliği ve doğruluğu sürekli otomasyon ve geliştirmelerle dinamik bir şekilde gözden geçirilerek sürekli iyileştiriliyor. Yapay zeka teknolojilerinin sağladığı fırsatlar, Banka’nın yenilikçi yaklaşımına uygun olarak Risk Yönetimi alanında da değerlendiriliyor.
TANIMLANAN RİSKLER VE YÖNETİMİ
Banka’nın maruz kaldığı aşağıdaki riskler, Yönetim Kurulu onaylı politikalar ile tanımlanıyor ve yönetiliyor. Yıllık olarak yasal İSEDES ve Stres Testi Programı süreci kapsamında Banka’nın tanımladığı riskler için içsel sermaye gereksinimi hesaplanıyor ve stres testleri ile senaryo analizleri yapılarak sonuçları değerlendiriliyor. Ayrıca, içsel olarak her bir risk türüne özgü yöntemler ve modeller çerçevesinde periyodik olarak risk ölçümleri ve stres testleri gerçekleştiriliyor.
KREDİ RİSKİ
Kredi riski, olumsuz ekonomik koşullardan veya beklenmedik gelişmelerden dolayı borçlunun borçlarını ödeme ve tüm akdi yükümlülüklerini yerine getirme kabiliyeti ve isteğindeki değişim ve bu değişim sonucu Banka’nın maruz kaldığı zarar olasılığı olarak tanımlanıyor. Kredi portföyünün tamamı için kredi riski modelleri ile üretilen “temerrüt olasılığı”, Banka’nın içsel verileri ile hesaplanan “temerrüt halinde kayıp” ve “risk tutarı” parametreleri kullanılarak içsel sermaye gereksinimi hesaplanıyor ve gösterge olarak izleniyor.
Kredi risklerinin tutarlı bir biçimde değerlendirildiği ve izlendiği bir süreç olan kredi riski yönetimi, tüm kredi portföylerini kapsıyor. Kredi riski, portföyler bazında, risk/getiri dengesi ve Banka’nın aktif kalitesi dikkate alınarak yönetiliyor. İlgili dönemde ön plana çıkan ya da çıkması beklenen risklere ilişkin güncel analizler yapılıyor. Stres testi analizleri düzenli olarak yenileniyor ve sonuçları değerlendiriliyor. Kredi yönetimi çerçevesinde yayınlanan rehberlere uyum düzeyi krediyle ilişkili tüm birimler tarafından değerlendiriliyor ve gerekli komitelerin gündemine taşınarak karar ve aksiyonların alınması sağlanıyor.
Riske dayalı getiri dikkate alınarak Yönetim Kurulu tarafından kredi portföyleri için limitler belirleniyor; Banka’nın Risk İştahı Çerçevesi doğrultusunda dönemin ihtiyaçlarına göre yeni limitler ekleniyor veya mevcut limitlerin kapsamı ve içerikleri güncelleniyor. Olağanüstü durumlarda limitler daha sık periyotlarda gözden geçiriliyor. Kredi portföylerine ilişkin içsel sermaye limitleri belirlenip izleniyor, düzenli olarak gözden geçirilen kredi risk parametrelerine göre içsel sermaye gereksinimi etki analizleri yapılıyor. Risk bazlı ölçümlerin fiyatlama, portföy yönetimi gibi alanlarda kullanılmasına yönelik sistemler geliştiriliyor.
Kredi riski açısından önem arz eden bağlı ortaklıkların, ölçekleri, bilanço büyüklükleri ve kredi portföylerinin özellikleri gözetilerek içsel kredi riski gösterge ve limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor.
Banka’nın kredi portföyleri için gerekli risk derecelendirme veya skorlama modelleri geliştiriliyor, bu modeller kredibilite açısından müşterileri en iyi şekilde ayrıştıracak ve objektif kriterler ile derecelendirecek şekilde tasarlanıyor. Her bir portföy bazında geliştirilen içsel risk derecelendirme ve skorlama modellerinin çıktıları; kredi tahsis sürecinin önemli bir parçası olduğu gibi, aynı zamanda müşteri ve portföyün temerrüt riskini ölçmede, beklenen kayıp, içsel sermaye gereksinimi, TFRS9 uyarınca beklenen kredi zararı karşılığı, risk bazlı fiyatlama, risk ayarlı getiri analizlerinde kullanılıyor. Tüm model ve metodolojiler, niteliksel ve niceliksel validasyona tabi tutuluyor, ayrıca periyodik model izleme çalışmaları yapılarak gerektiğinde kalibrasyon ve model iyileştirmeleri gerçekleştiriliyor.
Banka, kredi portföylerinde etkin bir risk değerlendirmesi yapmak ve risk yönetimini aktif bir şekilde sağlayabilmek için uluslararası en iyi uygulamalar çerçevesinde bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi Süreci (ÇSEDS) uyguluyor ve iklim kaynaklı fiziksel riskler ve geçiş riskleri dahil çevresel ve sosyal riskler çerçevesinde izleme çalışmaları yürütüyor. ÇSEDS kapsamında Banka, finansman sağladığı projelerin, mevzuatla getirilen çevresel standartlara ve Banka’nın politikalarına uymasını, gerekiyorsa proje sahiplerince bir etki değerlendirmesi yaptırılmasını, öngörülen önlemlerin ve sektör bazlı iyi uygulamaların proje sahiplerince alınmasını ve proje sahiplerinin yeterli kontrol mekanizmalarını kurmuş olmalarını sağlıyor.
Banka, 2025 yılında kredi riski yönetiminde, stres koşullarında dahi maruz kalınabilecek riskleri dikkate alan ihtiyatlı risk kültürüyle uyumlu bir performans sergiledi. İlgili dönemde Banka, kredilerde TL portföy odaklı ve seçici büyüme stratejisini sürdürürken, makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen aktif kalitesini disiplinli bir şekilde yönetti. 2025 yılı sonu itibarıyla konsolide bazda (leasing ve faktoring alacakları dâhil) tahsili gecikmiş alacak oranı %3,1 seviyesinde gerçekleşti; 2. aşama kredilerin toplam krediler içindeki payı %9,9, 3. aşama krediler için ayrılan karşılık oranı ise yaklaşık %62,8 olarak gerçekleşti.
Güçlü kârlılık performansı ile kredi risk maliyetleri Banka’nın risk iştahı çerçevesinde öngörülen seviyelerde seyretti; böylece hem portföy kalitesinin korunması hem de stres senaryolarında sermaye dayanıklılığının desteklenmesi sağlandı.
KARŞI TARAF KREDİ RİSKİ
Karşı taraf kredi riski, iki tarafa da yükümlülük getiren bir işlemin muhatabı olan karşı tarafın, bu işlemin nakit akışında yer alan son ödemeden önce temerrüde düşme riskini ifade ediyor; karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Banka’nın maruz kalacağı olası kayıplar olarak tanımlanıyor.
Banka, bu riske ilişkin sürekli ölçüm, izleme ve limit tesis faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Banka, türev işlemler, repo işlemleri, menkul kıymet ve emtia ödünç işlemleri için yasal olarak gerçeğe uygun değerine göre değerleme yöntemiyle ölçtüğü karşı taraf kredi riskini, ayrıca içsel model yöntemi ile hesaplanan ölçüm sonuçlarına göre yönetiyor. Bu kapsamda, uluslararası çerçeve anlaşmalar, teminat alma ve marj tamamlama gibi uygulamalar vasıtasıyla risk azaltım teknikleri ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olduğu ölçüde kullanılıyor. Kullanılan ölçüm modeli asgari yılda bir kez validasyona tabi tutuluyor.
Karşı taraf kredi riski açısından önem arz eden bağlı ortaklıkların, ölçekleri ve bilanço büyüklükleri gözetilerek içsel karşı taraf kredi riski gösterge ve limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor. Banka ayrıca içsel model ile her bir karşı taraf için hesaplanan temerrüt halinde kayıp ve temerrüt olasılığı parametrelerini kullanarak karşı taraf kredi riski için içsel sermaye hesaplıyor.
PİYASA RİSKİ
Piyasa riski; piyasa fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklı olarak yabancı para riski, emtia riski, faiz oranı riski, kredi faiz farkı riski, volatilite ve hisse senedi pozisyon riski kapsamında Banka’nın bilanço içi ve bilanço dışı pozisyonlarının maruz kalabileceği zarar olasılığı olarak tanımlanıyor.
Piyasa riski, risklerin uluslararası standartlara uygun olarak ölçülmesi, sınırlanması ve buna göre sermaye ayrılmasının yanı sıra korunma amaçlı işlemlerle de risk azaltımına gidilerek ve uluslararası en iyi uygulamalarda kabul gören yöntemler ve modeller kullanılarak, sürekli gelişen ve değişen yeni piyasa koşulları ve düzenleyici çerçeveyle hızlı uyumlanabilir bir yapıda etkin olarak yönetiliyor.
Standart yöntem ile yasal sermaye gereksinimi ölçümünün yanı sıra, Banka’da, piyasa risklerinin tespit edilmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesinde Riske Maruz Değer (RMD) modeli kullanılıyor. Banka’nın alım satım amacıyla elinde bulundurduğu portföy için RMD’ye dayalı yasal sermaye gereksinimi ve içsel sermaye gereksinimi de hesaplanıyor ve gösterge olarak izleniyor. Bu bağlamda RMD ile, belirli bir vadede elde tutulan portföyün piyasa değerinde, piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan dolayı, belirlenen güven aralığında ve belirli bir olasılık dahilinde meydana gelmesi tahmin edilen maksimum değer kaybı ölçülüyor. RMD, tarihsel simülasyon yöntemiyle 2 yıllık tarihsel veri ve %99 güven aralığı kullanılarak hesaplanırken, RMD modelinin güvenilirliğini ölçmek üzere düzenli olarak geriye dönük testler uygulanıyor. Gereksinimlere göre düzenli olarak gözden geçirilen model asgari yılda bir kez validasyona tabi tutuluyor.
Piyasa riski, risk iştahı ve alım satım politikalarına uygun risk azaltımı, etkin kontrol ortamının tesisi ve limitler kullanılmak suretiyle yakından takip edilerek yönetiliyor. Bu bağlamda, Yönetim Kurulu veya ilgili komitelerce onaylanmış ekonomik sermaye, RMD, stop/los vb. limitler uygulanıyor. Limitlerin seviyeleri Banka’nın alım satım portföyüne ilişkin yıllık kâr/zarar hedeflerine ve yeni iş stratejilerine bağlı olarak belirleniyor. Banka’nın maruz kaldığı piyasa riski adı geçen limitlere ilave olarak masa bazlı RMD ve risk faktör duyarlılığı limitleri ile sınırlandırılıyor ve belirlenen limitler günlük olarak izlenerek üst yönetim ve ilgili komitelere düzenli olarak raporlanıyor. Stres RMD hesaplamalarında kullanılan stres dönemi düzenli olarak gözden geçiriliyor ve gerektiğinde güncellenmesi sağlanıyor.
Ayrıca, piyasa dalgalanmalarında oluşabilecek riskleri belirlemek amacıyla RMD modeliyle düzenli olarak stres testleri ve senaryo analizleri yapılarak ilgili taraflara raporlanıyor.
Piyasa riskine maruz olan bağlı ortaklıkların, ölçekleri ve bilanço büyüklükleri gözetilerek içsel piyasa riski gösterge ve limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor.
2025 yılı Türkiye’de kademeli faiz indirim sürecine girildiği, kredi spreadlerinin tarihi düşük seviyelere yakın seyrettiği ve ekonomik görünümün istikrar kazanmaya devam ettiği, bununla birlikte, ABD başta olmak üzere küresel belirsizliklerin, altın fiyatlarındaki dalgalanmaların görüldüğü bir yıl oldu. Banka’da piyasa riski limitleri yakından izlenmeye devam edilirken, alım satım portföyünün kârlılığı sürdürülebilir şekilde korunmaya devam etti.
OPERASYONEL RİSK
Operasyonel risk; insan hatası, yetersiz veya başarısız iç süreçler, müşteriler, piyasalar veya kurumlar açısından uygunsuz iletişim, sistemlerde veya iletişimde arızalar, kesintiler veya kusurlar, uygunsuz veri yönetimi, yasal risk, siber saldırılar, dış dolandırıcılık, afetler ve tedarikçiler tarafından sağlanan kusurlu hizmetler dahil olmak üzere harici olaylardan kaynaklanabilecek zarar etme olasılığı olarak tanımlanıyor.
Operasyonel risk, üçlü savunma hattı yaklaşımı ile yönetiliyor. Operasyonel riske ilişkin risk iştahı ve buna bağlı limitleri Yönetim Kurulu belirliyor; üst yönetim, tüm faaliyet, süreç ve ürünlerde operasyonel risk yönetimi çerçevesinin tutarlı ve etkin bir şekilde uygulanmasını ve sürdürülmesini sağlıyor. İş ve destek birimlerinden oluşan birinci savunma hattı, ürün, faaliyet, süreç ve sistemlerdeki operasyonel riskin Banka’nın politika ve uygulama ilkeleri çerçevesinde asli yönetiminden sorumlu. İkinci savunma hattı, maruz kalınan operasyonel risklerin anlaşılması ve yönetilmesi kapsamında üst düzey yönetime, operasyonel risk yönetimi faaliyetlerinin izlenmesi kapsamında ise Yönetim Kurulu’na yardımcı olmak üzere, Risk Yönetimi Başkanlığı, İç Kontrol Merkezi, Uyum Müdürlüğü birimlerinden oluşuyor. Üçüncü savunma hattını oluşturan Teftiş Kurulu Başkanlığı, iç denetim faaliyetlerini yerine getiriyor ve operasyonel risk yönetimi çerçevesini tüm yönleriyle, bağımsız olarak değerlendiriyor.
Operasyonel risklerin tanımlanması, ölçülmesi, izlenmesi ve azaltılması için Banka ve bağlı ortaklıklarını kapsayacak şekilde operasyonel risk kayıp verileri toplanıyor, analiz ediliyor ve raporlanıyor. Operasyonel risklerin tanımlandığı, kontrollerin risk azaltıcı etkileri de dahil edilerek ölçüldüğü Risk ve Kontrol Öz Değerlendirme çalışması ile olası zafiyetler belirleniyor ve gerekli aksiyonlar takip ediliyor. Önemli riskleri işaret eden Anahtar Risk Göstergeleri tanımlanıyor, belirlenen eşik değerler çerçevesinde takibi yapılıyor. Stres testi çalışmaları kapsamında, senaryo portföyünde yer alan, frekansı düşük etkisi yüksek olası operasyonel risk olayları detaylı olarak analiz ediliyor.
Banka’da operasyonel risklerin tespit edilmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesinde içsel model kullanılıyor. Kullanılan ölçüm modeli asgari yılda bir kez gözden geçirilerek, validasyona tabi tutuluyor.
2025 yılı Banka’nın faaliyetlerine bağlı olarak brüt gelirlerindeki artış karşısında, değişen regülasyonlar ve teknoloji kaynaklı yeni risk unsurlarının şekillendirdiği dinamik risk ortamına hızla uyum sağlayan güçlü risk yönetimi kültürü sayesinde operasyonel risk kayıplarının sınırlı kaldığı bir yıl oldu.
YAPISAL FAİZ ORANI RİSKİ
Yapısal faiz oranı riski, faiz oranındaki değişimler nedeniyle Banka’nın net faiz geliri ve/veya toplam ekonomik değerinde gerçekleşen olası farklılıklar olarak tanımlanıyor.
Yapısal faiz oranı riski; yeniden fiyatlama riski, verim eğrisi riski, baz riski ve opsiyonalite riski çerçevesinde değerlendiriliyor, uluslararası standartlara uygun olarak ölçülerek, limitlendirme ve korunma amaçlı işlemler ile de risk azaltımına gidilerek yönetiliyor. Yapısal faiz oranı riskinin ölçümünde gelir/gider ve ekonomik değer yaklaşımları kullanılıyor. Gelir/gider yaklaşımında faiz oranlarındaki değişimler sebebiyle Banka’nın net faiz gelirinde ortaya çıkabilecek değişimler dikkate alınıyor. Ekonomik değer yaklaşımı altında faiz oranlarındaki değişimlerin Banka’nın bugünkü değeri üzerindeki etkisi analiz ediliyor.
Banka’nın bilanço yapısındaki potansiyel vade uyumsuzluğu nedeniyle maruz kalabileceği yapısal faiz oranı riskinin belirlenmesi ve yönetimi amacıyla, durasyon gap, ekonomik değer, ekonomik sermaye, kredi spread risk duyarlılığı, net faiz geliri, riske maruz net faiz geliri, bankacılık hesaplarında izlenen menkul kıymet portföylerinin piyasa fiyatları duyarlılığı ölçülerek izleniyor. Risk ölçümlemelerinde, düzenli periyotlarda gözden geçirilerek geliştirilmeye devam edilen kredi erken kapama, mevduat, takipteki kredilerin tahsilat vadesi gibi davranışsal modeller kullanılarak farklı bilanço kalemlerinin gerçeğe daha yakın durumu ve baz riski, opsiyonalite gibi riskler de hesaplamalara dahil ediliyor. Kullanılan ölçüm modelleri asgari yılda bir kez gözden geçirilerek validasyona tabi tutuluyor. Hesaplanan risk göstergeleri ve üretilen raporlar, Aktif Pasif Komitesi’nin gözetiminde bilanço faiz riski yönetiminde kullanılıyor.
Yapısal faiz oranı riski çerçevesinde Banka’ya özgü olumsuz durumlardan kaynaklı risklerin ve stres altında ekonomik ve finansal ortamda ortaya çıkabilecek önemli riskler ve kırılganlıkların ölçülmesi amacıyla yasal ve içsel faiz oranı riski yönetimi gereklilikleri gözetilerek stres testi ve senaryo analizleri gerçekleştiriliyor. Uygulanan stres testlerinin sonuçları risk iştahının belirlenmesi, limit ve bütçe çalışmaları ile bilanço yönetimine ilişkin stratejilerin oluşturulmasında ve sermaye ihtiyacının değerlendirilmesinde dikkate alınıyor. Ayrıca, bankacılık hesaplarından kaynaklanan faiz oranı riski standart yaklaşımla konsolide olmayan bazda ölçülüyor, yasal limit takip ediliyor ve BDDK’ya aylık olarak raporlanıyor.
Yapısal faiz oranı riski açısından önem arz eden bağlı ortaklıkların, bilanço yapıları ve iş modelleri gözetilerek içsel yapısal faiz riski gösterge ve limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor.
2025 yılı düzenleme değişikliklerinin etkili olduğu bir dönem olmaya devam etti; kur korumalı mevduatın sonlandırılmasıyla TL vadeli mevduat vadesinin kısalması ve TL bilanço büyümesi, faiz riskinin yukarı yönlü seyrinde etkili oldu. Faiz oranlarındaki potansiyel değişimler nedeniyle, Banka’nın net faiz geliri ve toplam ekonomik değerinde gerçekleşen olası değişim riskini minimize etmek üzere, yapIsal faiz oranı riski ihtiyatlı bir şekilde yönetilmeye ve yakından takip edilmeye devam edildi. Mayıs ayında BDDK tarafIndan yayInlanan Bankacılık Hesaplarındaki Faiz Oranı Riskine ilişkin düzenleme değişiklikleri kapsamında faiz oranı riski modelleri gözden geçirildi ve yeni hesaplama altyapIsIna geçiş çalışmaları tamamlanarak Ekim ayı itibarıyla yeni yönetmelik ile uyumlu hesaplama yapılmaya başlandı.
YAPISAL KUR RİSKİ
Yapısal kur riski, Banka’nın bilançosunda yerel para biriminden farklı para birimleri üzerinde önemli faaliyetler yürütmesi veya özkaynağının korunması amacıyla pozisyon tutması durumunda, negatif yönlü kur dalgalanmalarının sermaye yeterliliği rasyosu ve yapancı para risk ağırlıklı varlıkların tutarı üzerindeki potansiyel etki olarak tanımlanıyor.
Yapısal kur riski, Banka’nın bilançosunda, yerel para biriminden farklı para birimleri cinsinden önemli faaliyetler yürütmesi veya özkaynağının korunması amacıyla pozisyon tutması durumunda, negatif yönlü kur dalgalanmalarının sermaye yeterliliği rasyosu üzerinde oluşturacağı potansiyel etki ve yabancı para riski ağırlıklı aktifler düzenli olarak takip ediliyor, içsel limitler dahilinde izleniyor ve raporlanıyor. Bu çerçevede gerçekleştirilen analizler, yasal ve içsel yapısal kur riski yönetimi gereklilikleri gözetilerek, Banka’ya özgü olumsuz durumlar veya piyasadaki değişimler neticesinde ortaya çıkabilecek duyarlılıkları içerecek şekilde genişletiliyor. Bununla birlikte, Banka’nın yabancı para pozisyonu ve bu pozisyonun kur oynaklığına bağlı olarak oluşturacağı kâr zarar hareketleri düzenli periyotlarda izlenerek raporlanıyor.
Yapısal kur riski açısından önem arz eden bağlı ortaklıkların, bilançolarındaki yabancı para kompozisyonu gözetilerek içsel yapısal kur riski gösterge ve limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor.
2025 yılında yapısal kur riski ihtiyatlı bir şekilde yönetilmeye devam ederken, gerçekleştirilen sermaye benzeri kredi ihraçlarıyla özkaynağın kur dalgalanmalarına karşı duyarlılığı göreli olarak azaldı.
İTİBAR RİSKİ
İtibar riski; müşteriler, çalışanlar, ortaklar, tedarikçiler, rakipler ve denetim otoriteleri gibi paydaşların Banka hakkındaki olumsuz düşüncelerinden ya da mevcut yasal düzenlemelere uygun davranılmaması neticesinde Banka’ya duyulan güvenin azalması veya Banka itibarının zedelenmesi nedeniyle Banka’nın zarar etme olasılığını ifade ediyor.
Banka, müşteriler, yasal merciler ve diğer paydaşların gözünde itibar riski yaratacak her türlü işlem ve faaliyetten kaçınarak, itibar riskini Yönetim Kurulu onaylı politika çerçevesinde değerlendiriyor ve yönetiyor. İtibar riskine dair Banka genelinde farkındalık yaratmak ve tüm çalışanların üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesini teşvik etmek amacıyla eğitimler düzenleniyor.
Banka’da itibar riskinin etkin yönetiminin sağlanması için Banka’nın itibarının ve itibar riskinin metodolojik bir yaklaşımla izlenmesi ve itibar riski ortaya çıkmadan gereken tüm önlemlerin alınması hedefleniyor. Bu metodoloji ile Banka, karşılaştığı itibar risklerini önceliklendirdiği bir haritayı, bu risklerin hafifletilmesine yönelik bir dizi eylem planıyla birlikte tanımlıyor ve gözden geçiriyor. Riski hafifletme çalışmalarının ne denli etkili olduğunu düzenli olarak izlemek için her risk faktörüne ilişkin başlıca risk göstergelerini tanımlıyor. Riskler ve risk faktörleri, ürünler ve servisler, etik ve işyeri, liderlik ve finans, inovasyon ve dijital dönüşüm, vatandaşlık ve sürdürülebilirlik boyutlarında tanımlanıyor.
İtibar riskinin izlenmesi için yapılan diğer çalışmalar kapsamında basın yayın organlarının ve sosyal medya platformlarının Banka itibarı açısından takibi yapılıp düzenli itibar analizi yapılarak olası etkiler yönetiliyor, yasalara, kurumsal standartlara, Etik ve Doğruluk İlkelerine ve en iyi uygulamalara uyumluluk konularındaki farkındalığın sürekliliği sağlanıyor, bilişim-bilgi güvenliği ve bilgi teknolojileri risklerinin yönetimini temin eden süreçler geliştiriliyor.
İtibar riski faktörleri, pazarlama uygulamalarından müşteri hizmetlerine ve ürün koşullarına kadar pek çok konuyu kapsıyor ve Banka’nın geniş kapsamlı komite yapısı içinde uygun komiteler aracılığıyla yönetiliyor.
2024 yılı için yapIlan İtibar Riski Sağlamlık Ölçümlemesine göre Garanti BBVA’nın sağlamlık puanı 80 üzerinden 74 puan olarak yüksek bir düzeyde gerçekleşti. Ölçüm sonucuna göre gelişim alanı tespit edilen sınırlı sayıdaki risk faktörüne ilişkin düzeltici önlemler uygulamaya alındı.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RİSKİ
İklim değişikliği riski, düşük karbon ekonomisine uyum süreci nedeniyle karşılaşılabilecek geçiş risklerini ve iklim değişikliğinden kaynaklanan doğa olaylarının yaratacağı etkilere bağlı olarak ortaya çıkabilecek fiziksel riskleri ifade ediyor. İklim değişikliğiyle ilgili riskler, Banka’da halihazırda tanımlanmış ve belirlenmiş risk kategorilerini etkileyen ek bir faktör olarak değerlendiriliyor ve bu nedenle Banka’nın mevcut risk politikaları aracılığıyla yönetiliyor.
Bu kapsamda, iklim değişikliğine bağlı riskler Banka’nın yeni kredi tahsislerindeki planlamaya ve yönetime kademeli olarak dahil ediliyor. İklim krizinin artan etkileri ile mücadele etmek üzere, düşük karbonlu ekonomiye geçişi destekleyen risk göstergelerine, Banka’nın risk iştahı çerçevesinde yer veriliyor. Banka, kendinin ve müşterilerinin finansal durumlarını önemli ölçüde etkileyebilecek iklimle bağlantılı finansal riskleri değerlendiriyor, bunların farklı zaman döngülerindeki etkilerini de göz önünde bulundurarak, maruz kalınan diğer riskler ile olan etkileşimlerini ele alıyor. Ayrıca, iklimle bağlantılı finansal risklerin Banka üzerindeki etkisine yönelik değerlendirmeler İSEDES çalışmasına dahil ediyor. Kullanılan ölçüm modeli asgari yılda bir kez gözden geçirilerek validasyona tabi tutuluyor.
ÜLKE RİSKİ
Ülke Riski, Banka’nın yurt dışı şubelerinin ve finansal bağlı ortaklıklarının, aynı ülkede yerleşik olmayan karşı taraflar (riski alan ülkeden farklı bir ülkede mukim karşı taraflar) ile gerçekleştirdiği faaliyetlerinde, olağan ticari risklerin dışında Banka’nın karşılaştığı temerrüt riski olarak tanımlanıyor.
Ülke riski uluslararası standartlara ve yerel düzenlemelere uygun yöntemler kullanılarak ülke bazında değerlendiriliyor ve izleniyor. Ülke riski, konsolide olmayan ve konsolide olarak ülke bazında takip ediliyor ve raporlanıyor. Banka’nın maruz kaldığı ülke riskinin belirlenen limitler dahilinde kalması sağlanıyor ve buna ilişkin gerekli raporlama, kontrol ve denetim sistemleri oluşturuluyor.
YOĞUNLAŞMA RİSKİ
Yoğunlaşma riski; farklı risk türleri arasında veya münferit risk bazında, temel faaliyetlerin sürdürülebilme yeteneği veya mali bünyeyi tehdit edebilecek ya da risk profilinde önemli değişiklik yapabilecek düzeyde büyük kayıplar doğurabilecek yoğunlaşmadan kaynaklanan riskleri ifade ediyor.
Belirli bir risk kategorisindeki farklı risk pozisyonlarının kendi içinde birbiriyle etkileşiminden ortaya çıkan risk yoğunlaşması “risk bazında yoğunlaşma”, farklı risk kategorileri arasındaki farklı risk pozisyonlarının birbiriyle etkileşiminden ortaya çıkan risk yoğunlaşması ise “risk türleri arasında yoğunlaşma” olarak tanımlanıyor. Kredi yoğunlaşma riskine ilişkin içsel sermaye gereksinimi hesaplaması sektörel ve münferit bazda olmak üzere ayrı ayrı yapılıyor. Kullanılan ölçüm yaklaşımı asgari yılda bir kez validasyona tabi tutuluyor. Kredi riski dışında diğer risk türleri bazında ve riskler arasında yoğunlaşmalara ilişkin nitel ve nicel değerlendirmelere risk politikaları ve prosedürleri çerçevesinde hazırlanan raporlarda yer veriliyor. Yoğunlaşma riski göstergeleri aylık olarak izleniyor ve raporlanıyor.
LİKİDİTE RİSKİ
Likidite riski Banka’nın, nakit akışındaki dengesizlik sonucunda, nakit çıkışlarını tam olarak ve zamanında karşılayacak düzeyde ve nitelikte nakit mevcuduna veya nakit girişine sahip olunmaması nedeniyle, ödeme yükümlülüklerini zamanında ve ek bir maliyet oluşturmadan yerine getirememe riski olarak tanımlanıyor.
Likidite riski, piyasa koşullarından veya Banka’nın mali yapısından kaynaklanabilecek olası likidite sıkışıklıklarına karşı gerekli tedbirlerin zamanında ve doğru şekilde alınmasını sağlamak amacıyla Aktif Pasif Komitesi ve diğer ilgili komite/çalışma grupları gözetiminde yönetiliyor. Likidite riski, Yönetim Kurulu tarafından onaylanan Likidite Acil Eylem Planı dahilinde olası likidite stresini öngören ve acil eylem planının aktivasyonunu gerektirebilecek stres göstergeleri ve eşik seviyeleri, iletişim prosedürünün aktivasyonu, önceden belirlenmiş tedbirler ve aksiyon planları ve stres durumundaki görev ve sorumluluklar çerçevesinde izleniyor. Olası likidite streslerini tanımlamak ve Banka’nın olağanüstü likidite streslerini karşılayacak yeterli likidite tamponu buldurmasını sağlamak için likidite riski stres testi yapılıyor. Likidite riski, fonlama yapısının ve vade dilimleri bazında likidite kapasitesinin değerlendirilmesi ile kısa vadeli fonlama kaynaklarının etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla içsel limit seviyeleri vasıtasıyla izleniyor ve yasal likidite oranlarına uyumun sağlanması gözetiliyor. Likidite yönetimi açısından önemli bir bilanço kalemi olan mevduatlar için mevduat davranış modelleri yapılıyor. Likidite ve fonlama riski yoğunlaşmaları, karşı taraf, ürün, vade ve iş kolu gibi farklı kırılımlar altında takip ediliyor. Sektör referansı ile yıl içinde limit seviyesi düzenli değişen TL Kredi/Mevduat oranı (düzenli olarak belirlenen hareketli ortalama dönemine göre) göstergesi takip ediliyor. Konsolide izleme kapsamında konsolide stres testi analizi sonuçları yıl boyunca düzenli olarak takip ediliyor. Gün içi likidite riski, belirlenen göstergelerle düzenli olarak izleniyor. Risk Komitesi tarafından onaylanan likidite ve fonlama riski prosedürü çerçevesinde bulunan acil eylem planı dahilinde gün içi likidite stresini öngören ve acil eylem planının aktivasyonunu gerektirebilecek durumlar izleniyor ve gün içi likidite riskine yönelik stres testi gerçekleştiriliyor. Yıllık olarak içsel likidite yeterliliği değerlendirme süreci kapsamında likidite planlaması oluşturuluyor.
Bağlı ortaklıkların likidite stres testi sonuçları takip ediliyor. Likidite riski açısından önem arz eden bağlı ortaklıkların, fonlama yapılarını ve likidite durumlarının sağlamlığını değerlendirmek üzere içsel likidite ve fonlama limitleri tesis etmeleri ve izlemeleri sağlanıyor.
Likidite riski analizleri kapsamında yapılan rutin çalışmaların yanı sıra, sürdürülebilirlik alanında Banka’nın stratejisine paralel olarak stres testi varsayımları çerçevesinde Çevre, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim prensipleri kapsamında olan işlemler ayrıştırılarak daha yüksek yenilenme oranları atanması sağlanıyor. Ayrıca yıl içinde stres testi varsayımları her 3 aylık dönemde, tutarlılık ve ihtiyatlılık bakımından gözden geçiriliyor. İklim değişikliğine ilişkin geçiş riskinin, likidite tamponu üzerindeki potansiyel etkileri yüksek kaliteli likit aktiflerin değerlemesi ve elverişliliği yoluyla değerlendiriliyor.
2025 yılında, yurt içi ve küresel makro ekonomik gelişmeler, Banka’nın yeni ürün ve hizmet çalışmaları ve bütçe süreçleri yakından izlendi; ilgili değişikliklerin likidite göstergelerine etkisi düzenli olarak analiz edildi ve Banka üst yönetimiyle paylaşıldı.
Banka’nın likidite pozisyonu proaktif olarak yakından izlenmeye devam edildi. Kısa vadeli yükümlülüklerin yerine getirilmesinin devamını sağlamak için finansal kuruluşlar tarafından elde tutulan yüksek kaliteli likit varlıkların oranını ifade eden Likidite Karşılama Oranı (LKO) yıl boyunca güçlü duruşunu korudu ve 2025 yılının son 3 ayı için hesaplanan aylık basit aritmetik ortalama %148,57 olarak gerçekleşti. Ayrıca Net İstikrarlı Fonlama Oranı (NİFO) yasal limit seviyesinin oldukça üzerinde güçlü seyrini sürdürdü seyretti ve yılın son çeyreğinde Net İstikrarlı Fonlama Oranı %135,72 olarak gerçekleşti.
MODEL RİSKİ
Model Riski, hatalı model sonuçlarından yola çıkılarak alınan kararların sonucunda, geliştirmede çıkan hatalar sebebiyle veya modelin amacının dışında kullanılması sonucunda Banka’nın yaşayabileceği potansiyel kayıp olarak tanımlanıyor.
Model riski, risk modellerinin yaşam döngüsü boyunca karşılaşılabilecek potansiyel riskleri ifade ediyor. Banka, model riskini en aza indirmeyi hedefliyor ve model riskini, oluşturduğu model riski yönetim çerçevesiyle yönetiyor. Banka, model riskinin etkin biçimde izlenmesi ve yönetilmesi amacıyla Model Risk Modelini kullanıyor ve model riskini bu kapsamda nicel ve nitel göstergeler aracılığıyla ölçüyor.
Model Risk Modeli, Banka’nın model envanterindeki tüm risk modellerini dikkate alarak model riskinin seviyesini belirliyor, yıllık olarak gözden geçirilerek validasyona tabi tutuluyor ve gerektiğinde güncelleniyor.
BAĞLI ORTAKLIKLARDA RİSK YÖNETİMİ
Banka, bağlı ortaklıklarda yürütülen risk yönetimi faaliyetlerini bütünsel risk yönetimi bakış açısıyla, risk yönetimindeki uluslararası en iyi uygulama standartlarına uyumlu ve her bir bağlı ortaklığın kendine özgü riskleri, faaliyetleri ve düzenlemeleriyle uygun şekilde yakından izliyor. Bağlı ortaklıkların risk yönetimi çalışmalarına yönelik ihtiyaçların belirlenmesini ve gerekli çalışmaların ve raporlamaların bağlı ortaklığın yapısı, karmaşıklık düzeyi, büyüklüğü ve riskleri ile orantılı düzeyde etkin bir şekilde yönetilebilmesini teminen ilgili risk yönetimi birim/ bölümlerini koordine ederek gerçekleştirilmesini sağlıyor.
Risk yönetimi politika, kural, prosedür ve risk limitlerini Banka ile uyumlandırmak üzere piyasa şartları ve yasal düzenlemeler çerçevesinde bağlı ortaklıklar ile gerekli çalışmalar yürütülüyor. Bağlı ortaklıklara ilişkin riskler, risk ölçüm sonuçları ve diğer risk yönetimi faaliyetleri izleniyor. Banka risk yönetimi, bağlı ortaklıklarda yürütülen risk yönetimi faaliyetlerini izliyor, değerlendiriyor, bu kapsamda ihtiyaç duyulan yöntemlere ilişkin bağlı ortaklıklara destek oluyor. Uygun olan alanlarda da konsolide bakış açısı da ayrıca uygulanıyor.
2025 yIlInda bağlı ortaklıklar açısından güçlü sermaye ve likidite pozisyonun korunduğu bir yıl oldu. İklim değişikliği risklerinin yönetilmesi kapsamında, düşük karbonlu ekonomiye geçiş riskleri ve haricen fiziksel riskler Banka’nın yanı sıra bağlı ortaklıkların risk yönetimi çerçevesi içerisinde de yer aldı. İlgili sürdürülebilirlik raporlamalarında bu hususlara yer verildi. Bağlı ortaklıkların finansal olmayan risk yönetimi uygulamalarının Banka ile uyumlanması çalışmaları kapsamında anahtar risk göstergeleri izlenmeye başlandı. Model riskinin konsolide bakış açısıyla yönetilmesi kapsamında, tüm modellerin geliştirme ve validasyon yöntemlerinin Banka ile uyumlanması çalışmaları yürütüldü.