İklim Değişikliği Eylem Planı Beyanı

İklim değişikliğinin artan etkileri, bir an önce düşük karbonlu ekonomiye geçişi gerektirmektedir. Bu aciliyet, devlet kurumlarının yasal çalışmalarına, müşterilerimizin ihtiyaçlarına ve toplumun önceliklerine de yansımaktadır.

Bu sebeple, Garanti BBVA, iklim değişikliğinin, tüm iş süreçlerine ve karar verme mekanizmalarına tamamen entegre edilmesi gereken, stratejik bir konu olduğuna inanmaktadır.

Garanti BBVA, ana iklim değişikliği risklerinin ve fırsatlarının, finansman faaliyetlerinden kaynaklandığı kabul etmektedir. Bununla birlikte Garanti BBVA, ofis binalarına ve  tedarik zinciri gibi dolaylı etkilerine ait iklim değişikliği ile ilişkili risklerini de yönetmektedir.

Aşağıdaki ilkeler, iklim değişikliğini iş yapış şeklimize nasıl entegre ettiğimizin temel taşlarını oluşturmaktadır.

 

I. Karbona ‘gölge’ fiyat vermek

“Karbonun Fiyatlandırılması” kavramı, iklim değişikliği konusunda endişelerin aksiyona dönüştüğü tartışmalarda her geçen gün daha da yaygınlaşmaktadır. 

Bu konuya ilişkin bir yasal düzenlemenin olmaması sebebiyle karbonun  fiyatlandırılmasının oldukça zor olmasına rağmen Garanti BBVA, finansman sağladığı projelere, karbonun maliyetini yansıtmak amacıyla, karbon salımı yoğun projelere sabit bir “ağaçlandırma” maliyeti eklemektedir. Buna rağmen, özel sektördeki karbon fiyatlaması konusundaki küresel eğilimi daha iyi yansıtabilmek ve kredi portföyümüzdeki düşük karbonlu yatırımların oranını daha da arttırmak adına,  bu yaklaşımımızı geliştiriyoruz.

Aşağıdaki ilkeler, karbona gölge fiyat verilmesi konusundaki mevcut uygulamalarımızın üzerine ekleyeceğimiz yeni karbon fiyatlama planımızı açıklamaktadır. 

  • Proje finansmanı faaliyetlerimizde, tüm fosil yakıt[1] bazlı ve yenilenebilir enerji yeni yatırım/kapasite artışı projelerinin finansal değerlendirmeleri kapsamında gölge karbon fiyatı uygulayacağız. 
  • Eğer projenin uygulandığı ülkede mevcut durumda bir emisyon ticareti uygulaması (hem gönüllü hem de zorunlu) ya da karbon vergisi bulunuyorsa, bu durumda karbonun gerçek fiyatını kullanacağız. Böyle bir durum söz konusu değilse, salınan ton COeşdeğeri başına sabit bir fiyat uygulayacağız. Fiyat, piyasa dinamikleri göz önüne alınarak belirlenecek ve Sürdürülebilirlik Ekibi tarafından düzenli olarak gözden geçirilerek gerektiğinde güncellenecek. 
  • Türkiye’de yenilenebilir enerji finansmanında öncü olan ve rüzgar enerji santrallerine açık ara en çok finansman sağlayan Banka olarak, karbon fiyatlaması uygulaması, yenilenebilir yatırımları daha da önceliklendirmemizi sağlayacak. Bunun bir sonucu olarak, yeni enerji üretim yatırımlarına aktarılan toplam kaynağın en az %60’ının, yenilenebilir yatırımlara yönlendirilmesini bekliyoruz. Bu, mevcut durumda %50 olan yenilenebilir yatırım oranının, Aralık 2014’teki mevcut senaryoya kıyasla en az %10 artması anlamına geliyor.
  • Geriye kalan yatırımlarda ise, termik santrallerde en yüksek çevresel ve sosyal standartları garantiye almak adına, kendi Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi Sistemimizi aşağıdaki ilkeler çerçevesinde uygulayacağız;
    • sera gazı salımını asgari düzeye indirme hedefini tutturabilmek için, uygulanabilir olan her yerde en gelişmiş teknolojilerin (Best Available Technologies - BAT) kullanılması;
    • AB standartları ile uyumlu olarak sülfür oksit, nitrojen oksit ve toz emisyonları için sınır değer belirlenmesi;
    • uygulamanın gerçekleştiği ülkeye ait yasal sera gazı emisyonu raporlama rehberi ile uyumlu bir şekilde, her sene sera gazı emisyonlarının halka açık bir şekilde raporlanmasının talep edilmesi.
  • Karbon fiyatlamasının uzun dönem yatırım stratejilerine ve kararlarına entegre edilmesi, sorumlu politikaların savunulması ve gelişimin iletişimi gibi  birbirinden bağımsız fakat birbirleriyle örtüşen üç boyutu olan “UN Global Compact’s Business Leadership Criteria on Carbon Pricing” inisiyatifini destekliyoruz. Bu üç boyut, küresel sıcaklık ortalaması artışının sanayi devrimi öncesine ait seviyenin 2°C üzerine çıkması ile sınırlı kalması kriterleri ile uyuşmaktadır.

 

II. Ormansızlaşmanın Azaltılması

Ormanlar yaşam için çok önemli olmakla birlikte, milyonlarca türü barındırır; toprağı erozyondan korur, oksijen üretir, karbon dioksiti tutar ve iklim kontrolüne yardımcı olur.

Bu nedenle, ormansızlaşmayı kontrol altında tutmak amacıyla aşağıdaki önlemleri alıyoruz:

  • Çevre ve Sosyal Kredi Politikalarımız doğrultusunda, sürdürülebilir şekilde yönetilmeyen ve finansal bir limit uygulanmayan ormancılık faaliyetlerinin finansmanında yer almıyoruz.
  • Belli bir finansal limitin ve kriterleri Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından belirlenmiş ve gözden geçirilmiş olan risk derecelendirmesinin üzerinde olan yeni yatırımların finansmanında, projelerin ormansızlaşma üzerindeki etkisiyle ilgili detaylı bir durum değerlendirmesi yapıyoruz; ve eğer bir etkisi varsa, ilgili ve gerekli tüm önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.
  • Ayrıca, Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli’miz kapsamında olan projeler için;
    • o    Sponsorlar tarafından, ormansızlaşma etkilerini en aza indirgemek için gerekli bütün çabanın gösterilmesini sağlıyoruz. Bu etkilerin önlenemediği durumlarda, sponsorlardan, kesilen her bir ağaç için 4 ila 5[2] ağaç dikmesini istiyoruz. 
    • o    Eğer proje, yeni bir fosil yakıt bazlı enerji santrali yatırımı ise; sponsorlardan, santralin işletmeye alınmasından sonraki en az 10 yıl boyunca, tesisin yıllık elektrik üretimi miktarındaki her 10 MWh için bir ağaç dikmesini talep ediyoruz.[3]

 

III. Yeşil Ofis Standartları

Sürdürülebilir enerji finansmanındaki lider konumumuzun yanı sıra, aşağıdaki alanlarda ilerleme kaydederek çevresel sürdürülebilirliğe olan katkılarımızı arttırmayı taahhüt ediyoruz:

  • Türkiye’deki çalışanlarımızın %100’ü ISO14001 sertifikalı binalarda görev yapmaktadır. Bu sayede her bir ofis özelinde sera gazı hedefleri belirlenmektedir.
  • Garanti BBVA, WWF-Türkiye’den Yeşil Ofis Diploması almaya hak kazanan ilk Türk bankası ve bu diplomayı alan ofis sayısını arttırmak için ilerleme kaydetmeye devam edecek.
  • Garanti BBVA, LEED Altın kriterlerine göre dizayn edilen Pendik Teknoloji Kampüsü yapımına başladı. ABD Yeşil Bina Konseyi’ne göre, LEED binaları diğer binalara kıyasla %18-39 arasında toplam enerji tüketimini düşürüyor. Ayrıca, Garanti BBVA mevcut binalara yönelik LEED kriterlerine göre Zincirlikuyu Genel Müdürlük binasını sertifikalandırmak için bir proje üstünde çalışmaktadır.
  • Garanti BBVA sera gazı emisyonlarını düşürmek için hedef vererek kaydettiği yıllık gelişimi, CDP’ye raporlamaktadır. Garanti BBVA, Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarının toplam aktif büyüklüğüne oranında 2015 yılının sonuna kadar 2014 yılına kıyasla %5 oranında azaltmaya yönelik yeni bir hedef vermiştir.
  • Garanti BBVA ayrıca, Çevresel Yönetim Sistemi’ne uyum sağlamaya ilişkin olarak belirli hükümler içeren tedarikçi sözleşmelerinin sayısını arttırmayı hedeflemektedir.
  • Garanti BBVA, 2012 yılından beri sürdürülebilirlik için bir kurum içi iletişim strateji ve eğitim programı uygulamakta ve çalışanların Banka’nın faaliyetlerindeki çevresel performansı arttırmak için öneriler sunabilmesini sağlamaktadır. Bu programlar, enerji tasarrufu gibi sürdürülebilirlik uygulamalarını, çalışanların günlük hayatlarına entegre etmesine yardımcı olmaktadır.

 

IV. İklim Değişikliğine Adaptasyon: Su Risklerinin Yönetimi 

İklim değişikliğinin Türkiye’deki ana sonuçlarından biri, su döngüsündeki etkisi olacaktır.

Örnek olarak, münferit bölgeler (örn. sele yatkın ya da iklim değişikliği kaynaklı sert hava koşullarına maruz kalmış) ve bütün ekonomik sektörler (düşük karbonlu iş modellerine geçişi zor olan veya tarım gibi dengeli hava koşullarına bağlı olanlar) ciddi gelir kayıpları yaşayabilir.

Dolaylı su ayak izimizi yönetmek için, su ve diğer doğal kaynakların tüketiminin azaltılmasına, çevresel etkilerin en aza indirgenmesine, geri dönüşüm uygulanmasına ve su kalitesinin olumsuz etkilenmemesine yönelik gerekli önlemlerin alınmasını talep, takip ve temin ediyoruz.

Bu kapsamda, yeni yatırımların finansmanında aşağıdaki kriterler değerlendirilmektedir:

  • Konum ve proje alanı seçimi: Uluslararası ve ulusal düzenlemeler ile koruma altına alınmış alanlarda bulunan projeler veya bu alanlara etkisi olan projeler finanse edilmemektedir, RAMSAR alanları buna örnektir. Ayrıca, proje konumu yerleşim alanlarına, hassas sulak alanlara, koruma altında bulunan alanlara ve benzer alanlara yakın ise projenin konumunun değiştirilmesi talep edilebilir.
  • Mevcut su özellikleri: İnşaat çalışmalarının başlamasından önce proje konumundaki suyun kalitesi ve özelliklerini ölçmek amacıyla çalışmalar talep edilir. Bu çalışmaların sonucundaki bulgulara göre proje etkisini önleyici ve/veya azaltıcı önemler uygulanır.
  • Yeraltı suları üzerindeki etki: Projelerin inşaat ve operasyon aşamalarındaki yer altı suları üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirilmektedir. Herhangi bir olumsuz etkinin olması durumunda alternatif su kaynaklarının kullanımı değerlendirilir.
  • Yüzey suları üzerindeki etki: Hidroelektrik santral projelerinin inşaat ve operasyon aşamalarında akış hızı, drenaj ve debi değerlendirilir. Akış yönü ve akış hızında değişiklikler, su kaynağında hafriyat, dreçleme, ve akış yönünün muhtemel olumsuz etkilerine bağlı sediment toplanması gibi durumlarda önleyici tedbirlerin alınması talep edilir.
  • Su kalitesi: Atık sular arıtma tesislerinde arıtılmalıdır. Ayrıca arıtma sistemleri deşarj limitlerini sağlamalıdır.
  • Sektörel Kriterler: Her sektörün su kaynakları üzerinde tüketim ve kalite bakımından değişen etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla, Garanti BBVA Sektörel Prensipleri’nde belirli hükümler oluşturmuştur ve proje etkilerini bu prensiplere göre takip etmekte ve yönetmektedir.

Garanti BBVA, CDP Su Programı’nı (CDP Water) desteklemeye başlamıştır ve 2015’te Garanti BBVA'nın ana sponsorluğunda program Türkiye’de hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, bu konudaki farkındalığın arttırılması ve su kaynaklarına ilişkin risklerin kurumsal müşteriler tarafından benimsenmesi hedeflenmiştir.

 

Bu Beyanın Sorumluluğu

Bu beyanın onaylanması, değiştirilmesi, geliştirilmesi ve yürürlüğe konmasından Sürdürülebilirlik Komitesi sorumludur.

 

İklim Değişikliği Eylem Planı Beyanı