Çevresel Sosyal Etki Değerlendirme Süreci

Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci

Bankalar, kredilendirme faaliyetleri ile desteklediği projelerde, önemli derecede çevresel veya sosyal etkilere neden olabilecek risklerle (Örneğin; petrol sızıntısı vb.) karşı karşıya kalabiliyor. Bu riskleri zamanında ve uygun şekilde değerlendirip önlem alamamak, olumsuz çevresel ve sosyal etkilere sebep olabileceği gibi, Banka itibarının zarar görmesine ve sonuç olarak yatırımcı desteği ve müşteri bağlılığının kaybedilmesine yol açabilir.

Garanti BBVA, bu gibi risklerin proaktif yönetimini, yalnızca risk yönetimi açısından başarıya ulaşmak için kritik öneme sahip bir konu olarak değil, aynı zamanda paydaşlarına karşı en asli görevlerinden biri olarak görmektedir. Doğrudan kendi faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel ve sosyal etkilerini, tüm operasyonlarının odağına yerleştirmiş olan Banka , etkili yaklaşımı sayesinde doğal kaynak tüketimini takip etmekte, azaltmak için adımlar atmakta ve tedarikçilerle işbirliği yapmaktadır. Buna ek olarak, Garanti BBVA, çalışmalarını geniş bir ölçeğe yaymak amacıyla kredi portföyünde, Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları kapsamında, içinde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli (ÇSEDM) de olan Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci (ÇSEDS)’ni uygulamaktadır.

Garanti BBVA’nın, Yatırım Bankacılığı ve Finansman Müdürlüğü bünyesinde yer alan Sürdürülebilir Finans Ekibi’nde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme uzmanları çalışmaktadır. Bu sebeple, Garanti BBVA kendi bünyesindeki uzmanları ile, ÇSEDM kapsamına giren ve çevresel ve sosyal etkiler açısından yüksek riskli olarak sınıflandırılan projelerin takibini yapabiliyor, rutin izleme raporlarını gözden geçirerek onaylıyor ve saha ziyaretlerine katılıyor. Gerekli görüldüğünde atanacak danışman, Garanti BBVA Bağımsız Danışmanlık Hizmeti Gereklilikleri ve Danışman Firma Belirleme Kriterlerine İlişkin Rehber’inde belirtilen kriterlere uygun olarak belirlenmektedir. Çevresel ve Sosyal (Ç&S) durum tespiti, kararlaştırılan çalışma kapsamı üzerinde bağımsız proje danışmanı tarafından yürütülmektedir. Ç&S durum tespit süreci, danışmanlar tarafından hazırlanan raporlar aracılığıyla tüm kredi verenler tarafından takip edilmektedir. Bu süreçte, kredi veren/kredi verenler konsorsiyumu ile danışman arasındaki iletişim, projenin kredi verenler temsilcisi tarafından sağlanmaktadır. Garanti BBVA finanse ettiği projelerin; yasaların ve Banka’nın politikalarının gerektirdiği sosyal ve çevresel standartları karşılamasını, proje sahibi/sahiplerinin risk değerlendirmesi yapmasını, gerekirse öngörülen önlemleri almasını ve etkin iç denetim sistemlerine sahip olmasını gözetmektedir. Garanti BBVA, müşterileri tarafından çevresel ve sosyal aksiyon planlarının uygulanmasını sağlamak adına 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında sırasıyla 26, 22, 28, 37 ve 29 adet saha ziyareti gerçekleştirmiştir. 2020 yılında COVID-19 Pandemisi sebebiyle saha ziyaretleri,  çevrimiçi toplantı, drone görüntülerinin kullanılması gibi uzaktan izleme metotlarıyla gerçekleştirilmiştir. Fiziksel saha ziyaretlerinin denetim kapsamının yılda 100'den fazla sanal toplantı yapılarak elde edildiği 2021 yılında, dört saha ziyareti tamamlanmıştır.

ÇSEDS kapsamındaki 2022 hedeflerimiz:

  • 2021 yılında revize olan Çevresel ve Sosyal Kredi Politikalarının başarılı bir şekilde uygulanması
  • Projelerin çevresel ve sosyal performans izlemesinin yapılması,
  • Garanti BBVA tarafından kredi sağlanan projelerde çevresel ve sosyal konularda düzeltici-önleyici somut aksiyon alınması konusunda müşteriye destek olunması

Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi Sistemi Uygulama Kapsamı1

 

Temel Politikalarımıza2
ve Mevzuata Uyum

 

İleri Düzey
Çevresel ve Sosyal
Kriterler

 

Açıklama

 

Bireysel
Krediler

%100

%03

BHS’lerde4 temel politikalarımıza ve mevzuata uyum yer almaktadır. İleri düzey Çevresel ve Sosyal Kriterler bu segmente uygulanabilir değildir. Bununla beraber, bankamızın anlaşılır, şeffaf ve sorumlu bankacılık uygulamaları kapsamında müşterilerimizin finansal sağlığına yönelik pek çok uygulama bulunmaktadır.

Kobi
Kredileri

%100

Kısmi

BHS ve GKS’lerde5 temel politikalarımıza ve mevzuata uyum yer almaktadır. Çeşitli borçlanma anlaşmaları kapsamında işleme özel daha detaylı çevresel ve sosyal kriterler uygulanabilmektedir.

Ticari
Krediler

%100

Kısmi

BHS ve GKS’lerde temel politikalarımıza ve mevzuata uyum yer almaktadır. İlgili Risk Yönetimi Sisteminde belirtilen kriterleri sağladığında ileri düzey çevresel ve sosyal kriterlere tabi tutulmaktadır. Yeşil Kredi yapısıyla işlem özelinde ek kriterler getirilebilmektedir. Ayrıca Sektörel İlkeler’e uyum sorgulanmaktadır.

Kurumsal
Krediler

%100

Kısmi

BHS ve GKS’lerde temel politikalarımıza ve mevzuata uyum yer almaktadır. İlgili Risk Yönetimi Sisteminde belirtilen sınır değerlerin üzerindeki krediler6 ileri düzey çevresel ve sosyal kriterlere tabi tutulmaktadır. Yeşil Kredi yapısıyla işlem özelinde ek kriterler getirilebilir. Ayrıca Sektörel İlkeler’e uyum sorgulanmaktadır.

Mortgage
Kredileri

%100

Kısmi

BHS’lerde temel politikalarımıza ve mevzuata uyum yer almaktadır. Yeşil Mortgage kapsamında ek çevresel kriterler uygulanmaktadır.

Proje
Finansmanı
Kredileri

%100

%100

Sözleşmelerde genel politika ve mevzuata uyumun yanı sıra finansal limit veya kriter gözetmeksizin tüm proje finansmanı kredilerinde ileri düzey çevresel ve sosyal kriterler uygulanmaktadır.

1 01.06.2021 itibarıyla uygulamada olan sistemler baz alınmıştır. / Temel politikalarımızdan Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları finanse edilmeyen faaliyetler ve müşteriler listesini içermektedir. / Uygulanabilir değildir. / Bankacılık Hizmet Sözleşmeleri. / Genel Kredi Sözleşmeleri. / 6 Yeni proje yapımını veya mevcut projenin kapasite artışını içeren ve sıralanmış kriterlerin tamamını sağlayan Kurumsal Krediler (İşletme Kredileri) ÇSEDM’ye tabidir: 1- Kredinin çoğunluğu, borçlunun etkili operasyonel kontrolünün  olduğu projeye ilişkin olmalıdır (doğrudan veya dolaylı); 2- Kredinin toplam miktarı ve Garanti BBVA katılımı (sendikasyon satışından önce) en az 50 milyon ABD doları ve üzeridir; 3-Kredi vadesi minimum iki yıldır, 4- Kredi veren, kredinin ana geri ödeme kaynağının esas olarak projeden elde edildiğini öngörmektedir; 5- Kapsama, özel sektöre ya da kamu şirketlerine sağlanan alıcı kredisi şeklindeki ihracat finansmanları  da dahildir. Ancak, varlık finansmanı, satın alım finansmanı, hedging, leasing, akreditif, genel amaçlı kurumsal krediler ve genel işletme sermayesi harcamaları kredileri (bir şirketin faaliyetlerini devam ettirmesi amaçlı) gibi herhangi bir projeyle bağlantısı olmayan diğer finansal enstrümanları içermez.

Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli

Projeleri, niteliği, ölçeği, hassasiyeti, yeri ve çevresel ve sosyal etkilerine göre sınıflandırma ve risk bakımından sistematik olarak değerlendirmek amacıyla Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli’mizi (ÇSEDM) geliştirdik. 2012 yılından beri uyguladığımız ÇSEDM yatırım tutarı 20 milyon ABD Doları’nın üzerindeki projeleri değerlendirmekteydik. 2016 yılında bu limiti 10 milyon ABD Doları’na düşürdük ve finansal danışmanlık verilen projeleri de bu kapsama dahil ettik. 2020 yılında Ekvator Prensipleri limitlerinin de altına inerek maliyetinden bağımsız tüm Proje Finansmanı kredilerinde ÇSEDM uygulamaya başladık. 2021 yılı itibariyle Garanti BBVA olarak,  aşağıda tanımlanan beş ana finansal işleme ÇSEDM’yi uyguluyoruz:

  1. Proje Finansmanı: Maliyetlerinden bağımsız olarak Varlık ve Proje Finansmanı Kabul ve İzleme Prosedürü’nde belirlenen tanımı karşılayan tüm proje finansmanı kredileri,
  2. Belirli bir Proje veya Yatırım için kullanılan Kurumsal Krediler: Yeni proje yapımını veya mevcut projenin kapasite artışını içeren ve aşağıdaki kriterlerin tamamını sağlayan Kurumsal Krediler (İşletme Kredileri)1
    • Kredinin çoğunluğu, borçlunun etkili operasyonel kontrolünün2olduğu projeye ilişkin olmalıdır (doğrudan veya dolaylı).
    • Kredinin toplam miktarı ve Garanti BBVA katılımı (sendikasyon satışından önce) en az 50 milyon ABD doları ve üzeridir.
    • Kredi vadesi minimum iki yıldır.
    • Kredi veren, kredinin ana geri ödeme kaynağının esas olarak projeden elde edildiğini öngörmektedir.
    • Kapsama, özel sektöre ya da kamu şirketlerine sağlanan alıcı kredisi şeklindeki ihracat finansmanları3 da dahildir. Ancak, varlık finansmanı, satın alım finansmanı, hedging, leasing, akreditif, genel amaçlı kurumsal krediler ve genel işletme sermayesi harcamaları kredileri (bir şirketin faaliyetlerini devam ettirmesi amaçlı) gibi herhangi bir projeyle bağlantısı olmayan diğer finansal enstrümanları içermez.
  3. Köprü Kredileri4: Yukarıda 1. ve 2. maddelerde tanımlanan kriterleri karşılayan Proje Finansmanı veya Proje ile ilişkili Kurumsal Krediler tarafından refinanse edilmesi planlanan kredi vadesi 2 yıldan az olan köprü kredileri.
  4. Danışmanlık Hizmetleri5: Yukarıda 1. maddede tanımlanan Proje Finansmanı işlemlerine ilişkin danışmanlık hizmetleri.
  5. Belirli bir Proje veya Yatırım için kullanılan refinansman ve satın alım kredileri: Aşağıda yer alan üç kriteri beraber sağlayan projeler:
    • İlgili Proje, Ekvator Prensipleri çerçevesine uygun olarak finanse edilmiştir.
    • Projenin ölçeğinde veya kapsamında önemli bir değişiklik olmamıştır.
    • Proje, kredi sözleşmesinin imzalanması aşamasında henüz tamamlanmamıştır.

1. Ekvator Prensipleri 4, 2020’de tanımlandığı gibi.

2. Etkip Operasyonel Kontrol, müşterinin projenin ana bileşenlerine doğrudan müdahale gücü olması demektir. Ana projenin alt yüklenicisi/tedarikçisi konumunda şirketlerden gelen kredi talepleri (eğer şirket projenin ana işletmecisi değilse) bu tanıma girmez. Projeye ekipman sağlayan, inşaat-taahhüt işi yapan, elektrik ve benzeri işlerini yüklenen altyüklenicilerin kredi tale Direkt Etkip Operasyonel Kontrole Örnek: Müşteri ilgip projenin ana hissedarı (>%50) veya işletmecisiyle, müşterinin ilgip Proje üzerinde direkt olarak Etkip Operasyonel Kontrolü vardır.

  • Indirekt Etkip Operasyonel Kontrole Örnek: Müşterinin iştirakinin bütün işletmeyi yürüttüğü durumlar ise müşterinin Proje üzerinde indirekt olarak Etkip Operasyonel Kontrolü olduğunu gösterir.
  • İhracat finansmanı (veya ihracat kredisi); ihracatçının ve/veya ihracatçının sevkiyat yapacağı alıcının sevk öncesi ve/veya sevk sonrası dönemde kredi ve/veya sigorta yöntemleri ile desteklenmesidir.

3. İhracatın finansmanı, vadeye göre kısa, orta ve uzun; riskin alındığı tarafa göre alıcı ve satıcı kredileri; kullanım yeri ve amacına göre sevk öncesi ve sevk sonrası finansman gibi çeşitp şekillerde sınıflandırılmaktadır. Destek; finansal destek (financial support), teminat (pure cover) şekpnde olabilmektedir.

4.  Köprü kredilerinin yapısı gereği Ekvator Prensipleri uyum şartı aranmaz. Fakat, Köprü Kredi Sözleşmesine Proje’nin Ekvator Prensiplerine uyumlu olacağına dair taahhüt maddesi eklenir. 

5.  Danışmanlık hizmetleri yapısı gereği Ekvator Prensipleri uyum şartı aranmaz. Fakat, ilgip Proje’nin Ekvator Prensiplerine uyumlu olacağına dair taahhüt maddesi eklenir. 

Model kapsamında, finansman başvurusu olan ve Çevresel ve Sosyal Kredi Politikası’na uygun olan projeler öncelikle her sektöre özgü belirlenmiş Sektörel İlkeler’e uygunluk bakımından değerlendirilir. Bu süreç ve model kapsamında projeler; kategorize edilerek sınıflandırılır ve notlandırılır. Model kapsamında ulaşılan risk puanına göre aksiyon alınır. Projelerin çevresel ve sosyal etkilerinin belirlendiği ve değerlendirildiği ÇSEDM süreci aşağıda belirtilen 3 aşamadan oluşuyor:

  • Kategori belirlenmesi: Proje, A, B ve C kategorilerinden birine dahil olacak şekilde sınıflandırılıyor.
  • Proje risk notunun belirlenmesi: Her sektöre özgü farklı soru setlerine sahip, uluslararası standartlar esas alınarak oluşturulmuş algoritmaya dayanan risk derecelendirme modelimiz aracılığıyla proje riskleri değerlendiriliyor.
  • Kategori ve risk notuna göre aksiyon grubunun belirlenmesi: ÇSEDM uygulanması sonucunda nihai risk notu veriliyor ve risk notuna göre çevresel ve sosyal konularda belirli aksiyonlar talep ediliyor. Bu kapsamda belirli risk puanı üzerindeki projelerin sahibinden Çevresel ve Sosyal Aksiyon Planı (ÇSAP) hazırlanması, uygulamaya koyulması ve bankaya periyodik olarak raporlanması talep ediliyor.

ÇSEDM kapsamında değerlendirmesi yapılan yeni projelerin risk değerlendirme kırılımı 2015-2021 seneleri için aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

Kredi Tutarı (ABD Doları, milyon)

ÇSEDM kapsamında değerlendirilen Proje Sayısı

2015

2016

2017

2018

2019

2020

2021

2015

2016

2017

2018

2019

2020

2021

Kategori

Kategori A

925

1687

531

254

4.479

190

156,4

6

3

3

6

3

2

3

Kategori B

766

392

-

27

-

117

29,1

6

2

0

2

0

3

1

Kategori C

0

-

-

-

6

-

-

0

-

0

-

1

-

0

Risk Derecesi

R1

950

1934

436

143

4.435

145

121

4

3

1

1

2

1

2

R2

219

30

95

67

-

162

-

1

1

2

5

0

4

0

R3

522

115

-

71

50

-

64,5

7

1

0

2

2

-

2

R4 

0

-

-

-

-

-

-

0

-

0

-

0

-

0

Final Aksiyon Notu

1

1.169

1934

531

195

4.435

190

121

5

3

3

5

2

2

2

2

342

145

-

74

44

117

35,4

3

2

0

2

1

1

1

3

180

-

-

12

6

 -

29,1

4

-

0

1

1

-

1

Proje değerlendirmeleri kapsamında yapılan ÇSEDM sonuçları ve projelerin bu doğrultuda alınan aksiyonlara uyumu Banka Üst Yönetimi’ne raporlanmaktadır. Çevresel ve sosyal etki değerlendirmelerinin sonuçları Kredi Komitesi ve Sorumlu Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile paylaşılmaktadır. Sorumlu Bankacılık ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin gerekli görmesi durumunda ÇSEDS kapsamında yer alan toplam yatırım tutarı limiti, politikalar ve değerlendirme süreci gözden geçirilmekte veya güncellenmektedir.

Çevresel ve Sosyal Riskler Konusunda Farkındalık Yaratmak

Sorumlu finansman çalışmalarımızın yanında, sürdürülebilir kalkınma gündeminin ortak çabalarla gerçekleştirilmesi için iş birlikleri kuruyoruz. Farklı paydaşlarla yaptığımız ortaklıklar ve uluslararası platformlara üyeliklerimiz  ve katılımımız sayesinde bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyor, böylelikle güncel gelişmeleri yakından izleme fırsatını yakalıyoruz. Ardından bu gelişmeleri kendi bünyemizde uygulamak için gerekli adımları atıyor ve ülkemizde benzer iyi uygulamaları yaygınlaştırmak için düşünce liderliğini üstleniyoruz. Finansal olmayan riskleri değerlendirme mekanizmalarımız aracılığıyla sektörümüzde bir ilke imza atmış olduk. Sorumlu finansman alanındaki öncü konumumuzu Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme yaklaşımımızı ve sistemimizi çeşitli platformlarda paylaşarak pekiştiriyoruz. Bu sayede, bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik parametrelerinin gelişimine ve gerek reel, gerekse finans sektöründeki dış paydaşlarımızın bilgi ve farkındalık düzeyinin artmasına ve kapasite geliştirmesine katkıda bulunuyoruz. Bu kapsamdaki bazı örnekler aşağıdaki gibidir:

  • 2013 yılında Garanti BBVA, müşterileri ve Türk bankacılık sektörü ile sürdürülebilirlik çalıştayları düzenlemeye başlamıştır. İlk çalıştay, Garanti BBVA'nın çevresel ve sosyal risk yönetimi sürecini Türk bankalarına ve reel sektör şirketlerine detaylı olarak sunduğu 2013 yılının Mart ayında gerçekleştirilmiştir.
  • 2015 yılı Mayıs ayında Garanti BBVA, Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi konusunda Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte ikinci bir çalıştay gerçekleştirmiştir. Çalıştayda, projelerin çevresel ve sosyal risk yönetimi konusunda Banka yaklaşımı ve bu konudaki ulusal ve uluslararası en iyi uygulamalar sunulmuştur. Çalıştayda, Garanti BBVA'nın yanı sıra Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’den bir temsilci, sorumlu yatırım konusunda tecrübe sahibi bir uzman ve iki adet uluslararası danışman firma uzmanları da sunum yaparak bilgi ve deneyimlerini paylaşmıştır.
  • 2016 yılı Aralık ayında Garanti BBVA, çevresel ve sosyal risk yönetim sistemlerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, CDP ve uluslararası danışmanlık şirketlerinin deneyimlerini sundukları 3. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı'na ev sahipliği yapmıştır.
  • 2017 yılı Eylül ayında Garanti BBVA, enerji ve altyapı sektörlerinden kurumsal müşterilerin, TCFD (Finansal İstikrar Kurulu'nun İklim ile Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü) tavsiyeleri ve karbon fiyatlandırması gibi yeni dönem sürdürülebilir iş başlıkları hakkında bilgilendirildiği 4. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı'na ev sahipliği yapmıştır.
  • 2018 yılı Nisan ayında Garanti BBVA, Bölgesel Çevre Merkezi- REC Türkiye’nin Boğaziçi Yaşamboyu Eğitim Merkezi işbirliği ile düzenlediği Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifikasyonu Programı kapsamında ‘Finansta Sürdürülebilirlik’ konulu bir eğitim vermiştir.
  • 2018 yılı Aralık  ayında Garanti BBVA, Sorumlu Bankacılık Prensiplerinin reel sektör açısından etkileri, dijital riskler, finansal olmayan konuların raporlanmasına ilişkin trendler, Türkiye’de yenilikçi çevresel, sosyal ve yönetişim uygulamaları ile yeşil finansman alternatiflerine ve sigortacılık sektöründe sürdürülebilirlik konusundaki yenilikçi uygulamalar ve risk algısı konuları hakkında bilgi sağlanan 5. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı'na ev sahipliği yapmıştır. Birleşmiş Milletler’in Sorumlu Bankacılık Prensipleri, dünya genelinde 28 bankanın bir araya gelerek oluşturulmuştur. Katkı sağlayan bankalar arasından Garanti BBVA da yer almıştır.
  • 2019 yılı Ekim ayında Garanti BBVA, kurumsal üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İş Dünyası Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) ile birlikte 6. Sürdürülebilir Finans Forumu’nda  sosyal ve çevresel hedeflerle büyümeyi destekleyen Yeni Nesil Finansman Araçları konulu panelde konuşmacı olarak yer almıştır.
  • 2021 yılında Garanti BBVA, revize Çevresel ve Sosyal Kredi Politikalarını (ÇSKP) yayınlayarak sektörün çevresel ve sosyal risk yönetimi yaklaşımında kapasite geliştirmesine destek verdi. Garanti BBVA, banka içinde etkin entegrasyon ve ÇSKP'nin uygulanmasını teşvik etmek için eğitim platformu Garanti BBVA Kampüs'te yayınladığı eğitim videosu ile bilgi veriyor. Ayrıca Garanti BBVA, 2021 yılında çevresel ve sosyal konularda 18 bilgilendirmede bulunarak çeşitli müşteri ve finans kuruluşlarının çevresel ve sosyal performanslarının iyileştirilmesine katkıda bulundu.

İklim Değişikliğini Önleme ve Düşük Karbonlu Ekonomiye Geçiş ile İlgili Uygulamalar

Garanti BBVA’nın Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları kapsamında yürüttüğü İklim Değişikliğini Önleme ve Düşük Karbonlu Ekonomiye Geçiş ile İlgili Uygulamalar’ı aşağıda özetlenmiştir.

Kömür Politikası

Garanti BBVA, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefi içeren Kömür Politikası gereği aşağıdaki taahhütleri  vermektedir:

  • Yeni kömür santrali finanse edilmeyecektir.
  • Yeni kömür madeni finanse edilmeyecektir.
  • Hiçbir müşteride kömürle ilgili limit artışı yapılmayacaktır.
  • 2040’a kadar, PF kredileri dahil tüm kömür riskleri kapatılacaktır. (NPL’ler hariç.)

Karbon Fiyatı Uygulaması

Garanti BBVA, proje finansmanı işlemlerine konu olan yeni elektrik üretimi santrali yatırımlarında fizibilite değerlendirmelerine karbon maliyetini yansıtmaktadır. Bu yöntemle yenilenebilir enerji projeleri önceliklendirilmektedir.

Karbona gölge fiyat verilmesi ile ilgili karbon fiyatlama yöntemi aşağıda açıklamaktadır.

  • Tüm fosil yakıt  bazlı ve yenilenebilir enerji yeni yatırım / kapasite artışı projelerinin finansal değerlendirmeleri kapsamında pozitif veya negatif gölge karbon fiyatı uygulanmaktadır.
  • Eğer projenin uygulandığı ülkede mevcut durumda bir emisyon ticareti uygulaması (hem gönüllü hem de zorunlu) ya da karbon vergisi bulunuyorsa, bu durumda karbonun gerçek fiyatı kullanılmaktadır. Böyle bir durum söz konusu değilse, salınan ton CO2 eşdeğeri başına AB Emisyon Ticareti Sistemi’nde geçerli güncel fiyat fizibilitede dikkate alınacaktır.

Ormansızlaşma Etkilerinin Yönetimi Süreci

Garanti BBVA, Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli değerlendirmesi sonucu yüksek riskli olarak belirlenen, özellikle otoyol gibi çizgisel ve geniş alan kaplayan yeni yatırımların finansmanında, projelerin ormansızlaşma üzerindeki etkisiyle ilgili detaylı bir durum değerlendirmesi yapar ve eğer bir etkisi varsa, aşağıda belirtilen önlemlerin alınması talep eder.

  • Sponsorlar tarafından, ormansızlaşma etkilerini en aza indirgemek için gerekli bütün çabanın gösterilmesi (güzergah değişimi, ağaç taşıma, vb.) beklenir.
  • Bu etkilerin önlenemediği durumlarda, aksi Garanti BBVA tarafından onaylanmadıkça, projenin çevresel ve sosyal risk derecesine göre ağaçlandırma yapılması için borçludan Ağaçlandırma Taahhüdü alınır.
  • Taahhüt, hem hektar (ha) cinsinden toplam alanı, hem de toplam ağaç adedini içerir.
  • Ağaç adedi/alan (ha) oranının tahmin metodolojisi Taahhüt’te detaylı olarak tanımlanmış ve Banka tarafından onaylanmış olmalıdır. Taahhüt edilen ağaç adedi ve alanı, projenin risk seviyesine göre belirlenir. Taahhüt, ulusal ve uluslararası tanımlamalara göre orman vasfı olmasa bile proje ve yardımcı ünitelerinden etkilenen ağaç adedinin en az 4 veya 5 katı ağaç dikilmesini içermelidir.
  • Borçlu, yukarıdaki önlemlere alternatif olarak, biyoçeşitliliği koruma veya karbon kredisi satın alımıyla karbon emisyonunu sıfırlama gibi bir proje önerebilir. Öneriler, Sürdürülebilir Finans Ekibi ve/veya Bankanın çevre danışmanı tarafından değerlendirilerek, Bankanın uygun görmesi halinde yukarıdaki taahhütler yerine geçebilir.

Sektörel İlkeler

Tüm projeler, projenin Banka politikalarına ve süreçlerine uyumunun incelenmesi sonrasında, Garanti BBVA’nın sektörlere özel ilkeleri kapsamında incelenmektedir.

Garanti BBVA’nın Sektörel İlkeleri, sürdürülebilirlik açısından en riskli sektörler ile Bankanın kredi portföyünde en fazla yer alan sektörler dikkate alınarak belirlenmiştir

Sektörel İlkeler’de yer alan önlemler, yasaklı faaliyetler ve yasaklı müşteriler ile birlikte tavsiye niteliğinde iyi uygulama standartlarını da içermektedir. Sektörel İlkeler ile ilgili sektörel bazda örnekler aşağıda yer almaktadır.

Enerji Sektörü

  • Yeni kömür santralleri ve mevcutların genişletilmesi projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Kuzey kutbunda petrol ve doğalgaz arama, üretim ve taşıma projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Katran kumu arama, üretim ve nakil işleri projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Tek cidarlı petrol nakil gemileri projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Baraj projeleri Dünya Baraj Komitesi Çerçevesiyle  (WCD) uyumlu olacaktır. 
  • Yeni hidroelektrik santral işlemecisi şirketler, barajların güvenliği, çevresel etkiler, çalışma standartları ve bölgedeki nüfusun yerinden edilmesi gibi konularla bağlantılı çevresel ve sosyal risklerin yönetimine ilişkin yeterli ve uygun sistemleri bulunduracaklardır.
  • Silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerde petrol ve gaz çıkarma projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Barajlar,  Dünya Baraj Komisyonu Çerçevesiyle (WCD) uyumlu olacaktır. 
  • Doğal su kaynağı ve çevresel su akışı, hidroelektrik santral projelerindeki en kritik konulardan biri olarak görülmektedir. Garanti BBVA havza su haklarının gözetilmesine ve havza ekosisteminin muhafaza edilmesi ve akarsu hidrolojisinin korunması için yeterli çevresel su akışının sağlanmasına önem vermektedir. Su miktarının, mevzuat gereklerini ve ilgili kurumlarca yapılan belirlemeleri en az birebir karşılamak koşuluyla, Ekosistem Değerlendirme Raporu da dikkate alınarak ilgili teknik uzmanlar tarafından, proje yerine özel olarak belirlenmiş olması esastır. Buna ek olarak, bu çalışmaların sonucuna göre projenin teknik tasarımının değiştirilmesi istenebilir. Operasyon aşamasında su miktarları ve nehir habitatına etkiler periyodik olarak izlenmektedir.
  • Projelerde akış hızı, drenaj ve debi değerlendirilir. Akış yönü ve akış hızında değişiklikler, su kaynağında hafriyat yapılması, dip taraması ve akış yönünün muhtemel olumsuz etkilerine bağlı sediman toplanması gibi durumlarda, önleyici tedbirlerin alınması talep edilir.
  • Yeraltı sularının dengesini ve doğal hayatı korumak amacıyla, jeotermal projelerde %100 re-enjeksiyon yapılması gerekmektedir. Proseste, re-enjeksiyon nedeniyle yeraltı sularının kirlenmesini engelleyecek tüm gerekli önlemler alınmalıdır.

Ulaşım / Altyapı Projeleri

  • Tesisler, Hong Kong Gemi Geri Dönüşüm Sözleşmesi ile uyumlu olacaktır.
  • Deniz suyu arıtma tesislerinin finansmanı yalnızca tuzlu su deşarjı ve/veya deniz suyu alma işlemlerinin etkilerini azaltmak için yeterli ve  uygun  tedbirleri alan deniz suyu arıtma tesisleri için yapılacaktır.    Sucul/Denizel ekosisteme etkilerin değerlendirilmiş olması, bu değerlendirmelerin Önlem ve İzleme Planı’nda yer alması gereklidir.
  • Liman/kıyı yapılarında oşinografik ve hidrografik raporların hazırlanmış olması, dolgu yapısı ve/veya dip taraması yapılacak ise etkilerinin değerlendirilmiş olması gereklidir.
  • Denizde yaşanabilecek çevresel kaza / sızıntı gibi durumlar için, Acil Müdahale Eylem Planı’nın hazırlanması, söz konusu durumlarda kirletici maddelerin denizde yayılmasını önleyici bariyer, köpük vb. sistemlerin sahalarda hazır bulundurulması esastır.

Madencilik Projeleri

  • Yeni kömür madenleri ve kömür madenlerinin genişletilmesi  projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Su yönetimi stratejilerine öncelik verilmektedir. Projelerin su gerekliliklerine ilişkin azaltıcı tedbirlerin yanında, geri dönüşüm ve yeniden kullanım stratejileri de değerlendirilmektedir. Maden projelerinde talep edilen Su Yönetimi Planı’yla asit kaya drenajının önlenmesi sağlanmalıdır.
  • Doruk/Dağ Zirvesi Kaldırma Madenciliği (MTR) yöntemi kullanımı ile ilgili tartışmaya açık faaliyet gösteren büyük kömür üreticileri ile çalışılmayacaktır.
  • Yasadışı veya küçük ölçekli madencilik ile ilgili tartışmaya açık faaliyet gösteren şirketler ile çalışılmayacaktır.
  • Doruk Madenciliği (MTR) yöntemi ile maden çıkarma projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Gayri resmi madencilik projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Asbest çıkarma, işleme ve ticareti yapan projelerde yer alınmayacaktır.
  • Maden projelerinde çalışmalar sonrası maden kapama ve bölge ıslah planı bulundurulacaktır.  
  • Maden projelerinde, iş sağlığı ve güvenliği yönetim planları bulundurulacaktır.
  • Projelerde, maden atıkları sektör iyi uygulamalarına göre yönetileceklerdir.
  • Projelerde, kıyı ya da sığ sulara maden atığı bırakılmayacaktır.
  • Derin-deniz madenciliği projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Silahlı çatışma bölgelerinde bulunan madencilik faaliyeti içerisinde bulunulmayacaktır.

Tarım Sektörü

  • Uluslararası yasaklı  maddelerin üretimi ve ticareti ile bağlantılı tartışmalar gösteren müşteriler ile çalışılmayacaktır.
  • Sürdürülebilir Palm Yağı (RSO) Yuvarlak Masası üyesi olmayan ya da üyelik süreci halen tamamlanmamış şirketler tarafından palm yağı üretimi, işlenmesi ve ticareti yapan müşteriler ile çalışılmayacaktır.
  • Sağlıkla ilgili olmayan konularda hayvanlar üzerinde deney yapan firmalar ile çalışılmayacaktır.
  • Nesli Tehlike Altında Olan Yaban Hayvan ve Bitki Türleri Uluslararası Sözleşmesi (CITES) kapsamında düzenlenen ürünlerin üretimi ve ticareti ile ilgili tartışmalar gösteren müşteriler ile çalışılmayacaktır.
  • Tarım projeleri için arazi yaratmak amacıyla yakarak doğal ekosisteme zarar veren projelerde yer alınmayacaktır.
  • Yüksek koruma değerli ve yüksek karbon tutum ormanlarının yok edilmesi projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Birinci nesil biyoyakıt üretimi projelerinde yer alınmayacaktır.
  • Roterdam Sözleşmesi Ek-III dahil Stockholm sözleşmesi kapsamında yasaklanan maddelerin kullanımına ilişkin projelerde yer alınmayacaktır.
  • SIN (Sunstitude it Now!) listesine dahil veya Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) 1A veya 1B kategori maddelerle bağlantılı projelerde yer alınmayacaktır.
  • Sürdürülebilir Palm Yağı Yuvarlak Masası tarafından sertifikalandırılmamış ya da sertifika süreci tamamlanmamış palm yağı işletmeleri (RSPO) ile çalışılmayacaktır.
  • Turba kömürü bakımından zengin ve bataklık alanlarda palm yağı faaliyetleri finanse edilmeyecektir.
  • 1239/98 sayılı AB Tüzüğü Ek-8’de belirtilen türlerin avlanmasına yönelik sürüklenen ağ veya 2,5 km’den fazla sürüklenen ağ kullanılan projelerde yer alınmayacaktır.
  • Dip trol balıkçılığı (600 metreden fazla derinlikte) projelerinde yer alınmayacaktır.

Diğer Projeler

  • Endüstriyel projelerde endüstriyel atık su deşarjı konusunda yönetim planları gereklidir. Arıtma tesislerinde Mevcut En İyi Teknikler (BAT) tercih edilmelidir. Etkili kullanım, geri dönüşüm ve yeniden kullanımı gözeten projelere öncelik verilmektedir.